En Baba Blog

Babaların buluşma noktası

GICIK

leave a comment »

-Baba seni gıcık ediim mi?

-Et bakalım.

-Öyle et bakalım demekle olmaz,seni gıcık ediim mi?

-??Bu haala var mı ya?

-Bu haala var mı ya demekle olmaz,seni gıcık ediim mi?

-Biz de yapardık küçükken.

-Biz de yapardık küçükken demekle olmaz,seni gıcık ediim mi?

(Gıcık oldu)

Written by gurkanyucel

23 Kasım 2016 at 10:38

Uncategorized kategorisinde yayınlandı

KeRİZ

leave a comment »

Written by gurkanyucel

20 Ekim 2016 at 11:00

Uncategorized kategorisinde yayınlandı

Zaman Makinesi

leave a comment »

-Baba zaman makinesi diye bişi var mı?
-Yok oğlum.
-Geçmişe dönemeyiz ama geleceğe gidebiliriz bence.
-Nasıl?
-BEKLEYEREK

 

Written by gurkanyucel

16 Haziran 2016 at 19:25

Uncategorized kategorisinde yayınlandı

Bir pazar sabahı-Final

leave a comment »

OLAY GÜNÜ

Polis: Olayı baştan anlatır mısınız?

-Çocuk cıva şişesini açayım derken kırmış, eline bulaşmış ama ağzına veya burnuna temas etmemiş.

-Evde cıvanın ne işi var?

-Eşim çevre mühendisi, onun laboratuvar eşyalarının arasından bulmuş sanırım. (Doğrusu: Eşimin annesi yıllar önce nazarlık olarak hediye etmiş.)

-Neyse geçmiş olsun, çocuğa bişi olmazsa konu kapanır ama aksi halde soruşturma açılır ihmal olup olmadığını tespit etmek için.

-…. O ihtimali düşünmek istemiyorum ama çocuğa bişi olursa zaten bize olacakların yanında soruşturma filan hava CIVA…

SON SÖZ

Bugün aldığımız kan tahlili temiz çıktı. Bir maceranın daha sonuna geldik…

Written by gurkanyucel

04 Mayıs 2016 at 15:33

Uncategorized kategorisinde yayınlandı

Bir pazar sabahı-devam

leave a comment »

2 HAFTA ÖNCE

-Baba bişi dicem ama kızma.

-Tamam kızmicam söyle.

-Hani girilmesi yasak olan arka balkon var ya?

-Evet?

-Ben oranın anahtarını buldum.

-Ama nasıl olur? Anahtara ulaşama diye dolabın üstüne koymuştum?

-Sandalyeyle çıkıp aldım.

-Ee?

-Kapısını açıp girdim,içerde senin alet çantan vardı.

-Eee?

-Onu açtım,içinde sarı bi tutkal vardı.

-Getir bakim tutkalı….JAPON LAN BU,ELİNE YAPIŞIRSA PARMAKLARIN KİTLENİR,CERRAH BİLE ZOR AÇAR,DELİ MİSİN SEN,OYNANIR MI BUNLA??

-Hani kızmicaktın?

(1 HAFTA ÖNCE)

-Baba bişi dicem ama kızma.

-Gene arka balkona mı girdin? Ya çıldırıcam, bu sefer çok iyi saklamıştım, nası buldun anahtarı?

-Çekmecedeki eldivenin içindeydi.

-Bak babacım,o balkon çok tehlikeli,bin defa söyledim oraya girme diye, bi gün başına bi iş gelecek.

-Bu benim olabilir mi?

-Bakim ne o?…MAKET BIÇAA LAN O,KAFAYI MI YEDİN?

(20 YIL ÖNCE,ADANA)

Hikayenin bu kısmı muallak,o nedenle uydurcam:

-Pardon bakar mısınız,bu kül tablası ne kadar?

-2 milyon ablacım.

-Şu minik şişe nedir?

-Nazarlık abla o.

-İçinde ne var?

-CIVA…

(To be continued…)

http://onedio.com/haber/7-den-70-e-herkese-korktugumuz-kadar-varmis-dedirtecek-nazar-inanci-gelenegimiz-459613

 

Written by gurkanyucel

02 Mayıs 2016 at 14:05

Uncategorized kategorisinde yayınlandı

Bir pazar sabahı

leave a comment »

-Baba bişi dicem ama kızma.

-Kızmicama söz veremem,daha önce olan olayı biliyosun, ama kızmamaya çalışacağıma söz verebilirim.

-Hani girilmesi yasak olan arka balkon var ya?

-Evet?

-Ben oranın anahtarını buldum.

-Eee?

-Kapısını açıp girdim,içerde bi çekmece vardı.

-Eeee?

-Onu açtım,içinde minik bir şişe vardı.

-Eeeee?

-Onu açtım,içinde gri bi sıvı vardı.

-Eeeeee?

-Onu döktüm çünkü şişesini çok beğendim. O benim olabilir mi?

-Getir bakim şişeyi.

(1 saat sonra)

Yer:Çocuk acil servisi

Dr: 24 saat gözetim altında tutucaz,burada panzehir uygulaması yok,o nedenle yarın sabah sizi hıfzıssıhha toksikolojiye sevk edicez. Olay adli vaka olduğu için bu memur bey ifadenizi alacak,geçmiş olsun.

Polis: Olayı baştan anlatır mısınız?

(Arkası yarın)

IMG_20160501_092721

Written by gurkanyucel

01 Mayıs 2016 at 06:50

Uncategorized kategorisinde yayınlandı

EBLEH

leave a comment »

Herşey Rüzgar’ın baş ağrısıyla başladı. O güne kadar ne de mutluyduk, geceleri uyuyor,gündüzleri algılarımız açık bir şekilde normal bir gün geçirebiliyorduk. Ta ki
Rüzgar “öğretmenim başım ağrıyor” diyene kadar. Annesi gelip Rüzgar’ı okuldan aldığında artık çok geçti, en yakın arkadaşı Tayga çoktan kapmıştı virüsü. Akşam
babasının elinden tutarak eve doğru giden Tayga “Bugün Rüzgar’ın başı ağrıdı,annesi de gelip onu erken aldı” dediğinde baba kişisi başına geleceklerden
habersiz,kafasının içinde “O ikea rafını 2-3 milim daha yukarı monte etseydim keşke” düşünceleri dolaşırken boş gözlerle oğluna bakarak “Hı hı” dedi. 3-4 gün
geçmemişti ki alnından öpen annesinin “Sıcak mısın sen sanki biraz?” sorusunu Tayga’nın “Başım ağrıyo” şeklinde cevaplaması,babanın beyin hücreleri arasındaki
nöronlarda ufak çaplı bir hareketliliğe yol açtı: Şimdi bu rafı söksem 2-3 milim yukardan geri monte edemem ki,dübel yeri mahfolur.
Ne olduğu belirlenemeyen hastalığı hafif atlatmıştı Tayga,ama ebleh babası o kadar şanslı olamayacaktı. Burnuna sokulan kameranın geri çekilirken yarattığı gıdıklama
hissine karşı koymaya çalışırken kızarık gözlerle izlediği doktor, gözlüğünün üzerinden bakarak “Nezle olmuşsunuz,teraflu yazıyorum.” dediğinde aniden kafasında bir
şimşek çaktı: Aaa tabi yaaa, rafları levhayla birbirine bağlarsam 2-3 milim yukarı çekebilirim!

Aylar öncesinden planlar yapılmıştı, ilk defa yıllık iznini evde geçirecek, geç saatlere kadar uyuyacak, uzun kahvaltılar yapacak,hatta gazete okuyacaktı. Tatilinin
daha ilk gününde çok feci hastalandığına mı yoksa suya düşen planlarına mı yanacağına henüz karar verememişken,birşeyler hatırlamaya çalıştığında hep yaptığı gibi
tavanla duvar kesişimindeki kartonpiyerlere bakarak sinirli bir şekilde “kim demişti lan -Hayat, sen planlar yaparken başına gelenlerdir- diye?” dedikten sonra sözün
hatırlayamadığı sahibine okkalı bir küfür savurdu. Ama küfrün adresine ulaşması mümkün değildi çünkü o sözün sahibi 36 sene önce, kaldığı otelin önünde kendi hayranı
tarafından vurularak öldürülmüş ve çoktan tahtalı köyü boylamıştı. Savurduğu küfrün ruhuna verdiği anlık rahatlamayla yerinden kalkarak mutfağa gitti,tuvalet kağıdıyla
silinmekten parçalanmış burnunu çekiştirirken dudağındaki uçukları yalayarak takvime baktı ve “2 güne iyleşirim ben yeaa” diye geçirdi içinden.

“Baba elmaaaa” komutuyla buzdolabına doğru yönelirken “Bütün tatilimi hasta geçirdiğime inanamıyorum” diye mırıldandı. Meyve sepetinden çıkardığı elmaya çekmeceden
aldığı bıçağı sinirle sapladığında artık acınacak halde olduğunun farkında bile değildi. Başına gelenler karşısında yapabildiği tek şey buydu:Elmaya bıçak saplamak.
Ertesi gün işe başladığında oda arkadaşı onu en gevrek sırıtışıyla karşılayarak “Amma tatil yaptın heaa nerdesin olm sen,uyuyamadığın yılların acısını çıkarttın
heralde, uyumaktan mallaşmışsın ehaue” dediğinde sinirlerine hakim olmaya çalıştı ve günlerdir boş duran masasında birikmiş imzalanacak evraklara bakarak gülümsemeye
çalıştı: Yok lan o kadar uyumadım, evdeki rafları filan tamir ettim.

55599772_tn30_0

Written by gurkanyucel

08 Mart 2016 at 08:04

Uncategorized kategorisinde yayınlandı

Bir Kaplanın Günlüğü

Babaların buluşma noktası