En Baba Blog

Babaların buluşma noktası

Detaylar (Part-1)

leave a comment »

Bir Doğumun Anatomisi (Prelude)

03.09.09-16.00

Doktorumuzun bize söylediği saatte biz hastaneye yatmak için hazırdık, ancak hastane bizim yatışımız için hazır değildi. Daha 2 gün önce bize gevrek gevrek “her zaman özel oda bulunur beyefendi siz hiç merak etmeyin” diyen cart kırmızı rujlu bayan “hiç özel oda yok, hatta hiç yatak yok, kadın doğum katında sadece tek bir yatak var,o da 2 kişilik odada” diyince biraz cinlendim ama özel odalarda yatan hastaları gidip tedavi edip acilen taburcu olmalarını sağlayamayacağıma karar verip elimden bir şey gelmeyeceğini anladım ve kaderimize boyun eğdim. 2 kişilik odamıza yerleştik ama derdimiz bitmedi, oda arkadaşımız bayan mikroplarını saça saça (Bkz. Öksürürken ağzını kapatmamak) her öksürüşünde bizi biraz daha cinlendirdi ve akabinde “Nasılsınız bakalım” diye odamıza gelen doktorumuza “Bu kadın öksürüyo, biz burada kalmayız” diye şarladık. Başka bir 2 kişilik odadan taburcu olacak birisi varmış, bizi oraya aldılar, eski oda arkadaşımızı öksürükleriyle ve doktora şikayet edilmiş olmanın burukluğuyla baş başa bırakarak yeni odamıza taşındık. Yeni oda arkadaşımız üçüz bekleyen nazik bir bayandı.

03.09.09-20.00

Yeni odamıza yerleştik ve “Kıvanç Tatlıtuğ’a bakalım da oğlumuz ona benzesin” ümidiyle Aşk-ı Memnu’yu seyretmeye koyulduk. Tam da yakışıklı Behlül, yengesi Bihter’i kündeye getirmişti ki hemşire geldi ve bana “siz burada kalamazsınız” dedi. Neden? Çünkü erkeksiniz… Erkek olmam sebebi ile karımla ilgilenmemin yassah olduğunu bana anlatmaya çalışan hemşireyi nazikçe “Doktorumuz izin verdi” diyerek ikna ettim ve odadan çıkmamak kaydı ile eşime refakat edebildim. Zaten sabahın köründe bizi doğumhaneye alacakları için odada fazla kalamayacağımı bilinçleyen hemşire “Doktor izin verdiyse bana söz düşmez” dedi ve gitti, ben de pikenin altına saklanıp geceyi tamamladım.

04.09.09-05.00

Bizi suni sancı işlemleri için doğumhaneye aldılar. Yerinden pek memnun olan oğlumuzu yapmacık sancılarla kandırabileceklerini sanan doktorlar ne kadar yanıldıklarını günün ilerleyen saatlerinde göreceklerdi. Non-Stress Test denen, güya stressiz olması gereken ancak insanı strese boğan NST işkencesine bağlandık ve doğumhanede yalnız bırakıldık… Sizce ne kadar süre?..Bir saat?…İki?… Bilemediniz.. Tam 6 saat… Bu süre boyunca suni sancıyı tetikleyen hormonları yiyen eşim suni sancılar içinde kıvranırken ben de bana tahsis edilen arkalıksız koltuğun belime tecavüzünü metanetle karşılamaya çalışıyordum.

TAYGA 021 6 saatlik NST

TAYGA 030 Bel tecavüzcüsü koltuk

TAYGA 025 Bizi ilgiyle seyreden E.T.

TAYGA 026 6 saatlik can sıkıntısının sonuçları: saçma detay resimleri

To be continued….

Detaylar Part-2

Written by gurkanyucel

09 Eylül 2009 21:29

Uncategorized kategorisinde yayınlandı

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Bir Kaplanın Günlüğü

Babaların buluşma noktası

%d blogcu bunu beğendi: