En Baba Blog

Babaların buluşma noktası

TAYGA SÖZLÜĞÜ

with 6 comments

Memm: Meme
Söylemesine en bayıldığım kelime bu; büyük bir neşeyle oyuncaklarıyla oynarken birden duruyor,annesine bakıyor ve acıklı bir surat ifadesiyle “Memmm”
Bumbum:Su
Biz başlarda “Su”yu çocuğa ısrarla “Su” olarak öğretmeye çalıştık, “Babacım su içer misin? Su? Su?”…Ama sonra Börte ablamız bize çocuğun eşşek yaşına gelene kadar “Su” demesinin çok zor olduğunu, “Bu” filan gibi söylemesi daha kolay bir şekilde öğretirsek çocuğun susadığını bize bildirebileceğini anlatınca hemen “Bu” çalışmalarına başladık (Bu arada hemen bir parantez açayım, yıllar evvel okuduğum “Çocukla büyük insan gibi konuşun ki konuşmayı düzgün öğrensin” savının çoktan çürüdüğünü,çocukla bir “mağara adamı” gibi konuşulması gerektiğini belirtip parantezi kapatıyorum). Ancak kendisi 2 harfli kelimeleri sevmediğinden “Bu”nun sonuna “m” ekledi.
Ma-muuuu:Maymun
Çocuğun ilk kelimelerinden birisinin “maymun” olması enteresan.Bir sabah Tülinsu ablasının hediyesi olan Animal Boogie’yi okuyorduk ve maymunlu sayfaya geldiğimizde resmi gösterip “Ma-muuu” dedi. Annesi henüz uyumakta olduğundan yaşadığım şoku paylaşamadım ve daha sonra alel acele çocuğu annesine teslim edip işe gittim,1 saat sonra Umay aradı,çok büyük bir heyecanla:
-Aşkım çocuk maymun dedi
-Biliyorum:)
Dayda: Tayga
Bii:Bir
Bunları özellikle öğrettik, önümüzdeki 1 sene boyunca en çok karşılacağı soruları yanıtsız bırakmasın istedik
-Senin adın ne?
-Dayda
-Kaç yaşındasın?
-Bii
Bop:Pipi
Walla bunu biz öğretmedik, ne zaman altını açsak hemen pipisini tutup “Bop” diyor
Dıgıdıkdıgıdık:At
İnanılması güç ama ben bile dıgıdık gibi komplike bir kelimeyi söylerken zorlanıyorum ama kendisi çok rahat söylüyor.Teşekkürler Tchibo tema ürünü kırmızı zıplama atı.Kovboyumuz atına biniyor,tutuyor kulaklarından ve başlıyor zıplamaya:Dıgıdık dıgıdık dıgıdık
Bab-baa: Baba
Son günlerde “Baba”nın sonuna “m” eklemeye başlar oldu,sanırım kendisi ne zaman “Bab-baaa” dese ben “SÖYLE BABAMMMM” diye hönkürdüğüm için olabilir.
Ded-dee:Dede
Dedesiyle top oynamaya bayılıyor,biz de gün aşırı götürüyoruz dedesine
Dop:Top
Bir sürü topu var ama o en çok annesinin pilates topuyla oynamaya bayılıyor. Pilates topunu afedersiniz b.k böceği gibi yuvarlayarak yürümek en sevdiği denge oyunu.Bu arada Evren teyzesi “Hele bi emeklemeye başlasın rahatlarsınız, hele ki yürümeye başlayınca iyice rahata erersiniz” demişti ama hiç de öyle olmadı. Son 1 aydır tutunarak yürüyordu ve son birkaç  gündür tamamen özgürlüğünü ilan etti ve tutunmadan 5-6 m. yürüyor. Ama bu sefer de kendisini tutabilene aşkolsun, sürekli peşinden koşup duruyoruz biz de. Eskiden ne rahatmış meğer,koyuyosun bi yere orda kalıyo..mis

Written by gurkanyucel

17 Ağustos 2010 21:38

Uncategorized kategorisinde yayınlandı

6 Yanıt

Subscribe to comments with RSS.

  1. Ohoooo, bu da hızlıgillerden! Hem yürüme hem konuşma bir arada olunca vallahi benim “dahi” diyesim geldi, maşallah!

    Çınar Tayga ayındayken sıralıyor, ve de “baba” “dede” “atta” “mama” diyebiliyordu :))

    Çınar da suya hala “u” diyor, ama şu “bumbum” çok ilginç. Tanıdığımızın bir iki kişinin çocukları da aynı şekilde söylüyor🙂

    NOT: Evet, sen “babam” dediğin için “babam” diyordur, zira bizde de dedeler, benzer şekilde “efendim dedeeemmmmm” dedikleri için Çınar’ın iyelik eki kullandığı ilk kelime “dede” olmuştu. O noktadan sonra ayıp “anneemmmmmm” demeye başladım ama çok geç söyledi bunu çoook🙂

    Son olarak,

    Özledik yahu!

    Başak Çelik

    18 Ağustos 2010 at 06:19

    • walla Başak teyzesi, kendisini Sebamed şampuan şişesinin kapağıyla dişlerini kaşımaya çalışırken görseydin pek “dahi” izlenimi vermediğini görürdün:)))biz de özledik, bi anadolu turnesi düzenleyin de buraya da uğrayın,çocuğum ailesi haricinde 2 insan yüzü görsün:)

      gurkanyucel

      18 Ağustos 2010 at 07:52

      • Gürkan keşke!!!

        Ama, hissediyorum, pek yakında iş değiştiriciim, o zaman cumartesileri çalışmıyor olacağım ve Adana’ya gelebileceğiz🙂

        Başak Çelik

        18 Ağustos 2010 at 07:53

  2. Vaaay, hem konuşmaya hem yürümeye başlamış Tayga. Biz epey rahatlamıştık walla; sanırım Tülin Su, kendi yürüyemediği dönemde, etrafı karıştıramadığı için cadılık yapıp sürekli bağırıyordu kendisini yürütelim diye, yürümeye başlayınca bağırmalar da geçmişti de o yuzden daha rahat gibi gelmisti bu donem. Tayga gibi iyi bir çocuk olsaydı biz de sizin gibi düşünebilirdik belki. Ama yok ya, Tayga’nın ışıldayan gözleri eminim daha da bir parlamıştır yürümeye başladıktan sonra. Bu da size fazladan enerji verecektir ve sonuç olarak rahatladığınızı hissedeceksinizdir🙂

    Kelimeler için de, bizimki de aynen, tarif ettiğin bakışla memm diyordu. Ve ma-muuu da ilk söylediği kelimelerden biri oldu, aynı kitaptan bizde de var da🙂 sonra stomp stomp yapmayı öğrenmişti sanırım. Ve Börte’ye katılıyorum, -s harfini telafuz etmeleri biraz zaman alıyor hatta -f, -r, -z ve cümle başındaki -t harfini ve de cümle sonundaki harfleri. Ama Tayga hızlı başlamış konuşmaya, yolu açık olsun, “dıgıdık dıgıdık” gidiversin güzel günlere🙂

    Evren

    18 Ağustos 2010 at 03:27

    • ne yalan söyliyim yiğidi öldürüp hakkını vermek lazım,biz “aman bebek bize ne çektiriyor” filan diye çok şikayetçiydik ama şimdi dönüp geçmişe bakınca meğer ne de uslu bir bebekmiş diyorum,koyuyoduk oyun halısının üstüne,eline de çiçek abbası verdin miydi tamam,acıkana kadar sesi çıkmazdı garibimin. şimdi tutabilene aşkolsun “aman tanrım,istediğim her yere kendi başıma gidebiliyorum,yih-huuu” şeklinde ordan oraya saldırıyor,hatta bazen bize “nihohaha,artık size ihtiyacım yok” dercesine bakarak yapıyor bunu. en sevdiği hedefler televizyon,çamaşır makinesi ve damacana. televizyonu ekarte etmek için salonu kapatıp oturma odasında yaşamaya karar verdik,odayı tamamen babyproof bi hale getirip klima da taktırınca hemen oraya geçcez.

      gurkanyucel

      18 Ağustos 2010 at 07:59

      • Yelmes de Tayga’yla aynı dönemdeyken babam hep “oğlum bi yürüseydin, bi konuşsaydın şöyle iyi olurdu böyle rahatlardık” filan derdi. sonra fark ettikki her bir aşama bi öncekini aratıyor, artık bıraktık bu söylemleri:))) hatta ben “ay bizimki daha yürüyemiyor, daha konuşamıyor vs” diyenlere “aammmmmmmman booş veriin, nası olsa yürüyüp konuşur. ne kadar geç olsa o kadar iyi” diyorum. “bu ne”, “neden” sorularına ne kadar geç geçseniz o kadar iyi değil mi:))

        yelmesinannesi

        19 Ağustos 2010 at 13:46


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Bir Kaplanın Günlüğü

Babaların buluşma noktası

%d blogcu bunu beğendi: