En Baba Blog

Babaların buluşma noktası

ARA SICAKLAR

leave a comment »

Bi 15 dakka boş vaktim oldumuydu hemen blog yazıyorum, ne kadar az yazdığıma bakılırsa bu 15 dakkaların ne kadar seyrek olduğu anlaşılır.Şimdi de yakaladım bi tane ama yazacak bişi yok…Ya da çok fazla var ve ben aralarından seçemiyorum. En iyisi aklıma gelen ilk yerden başlamak:

-Geçen sene migrostan bi alfabe pazılı almıştım, onunla oynarken de harfleri öğretiyordum Tayga’ya, şimdi bütün harfleri öğrendi, “Bu ne?”, “Aaa”, “Peki bu ne?”, “Yumuşak geee”…Şimdi sırada okuma var ama pek içimden gelmiyor o işlere girmek. Fazla hızlı gitmesini,sonra okulda sıkılıp çevresindeki herkesi salak görüp kendisini üstün görmesini istemiyorum. Babacım bu satırları okuyorsan sana tekrar hatırlatmak isterim: Hepimiz aynıyız,bunu unutma.

-Çocuğun kendisini üstün görüp şımarmasını engellemenin çok basit bir yolu varmış,yeri gelmişken hemen onu da paylaşayım burdan: Güzel bişi yaptığında,örneğin bi resim çizdiğinde “afferrim sanaa,ne güzel yapmışsıın” dememek lazımmış, “aaa,ne güzel olmuuş” demek lazımmış…Öyle işte…Nebliim abi bana sormayın sebebini,akademik çalışmanın sonucu bunu söyleyen.

-Pazıl konusuna gelmişken,malesef takıntılı bir çocuk olma yolunda ilerliyor ve bu konuda elimizden pek birşey gelmiyor. Örneğin bi pazılı bitirmek üzereyken son parça ortada yoksa çıldırıyor, “Polis arabası nerdee?? POLİS ARABASI NERDEEE??” şeklinde burnumuzdan getiriyor, biz de o uyurken ortadan kaldırdık pazılları bi süre ama ne fayda. Bu sefer de evin içinde sürdüğü tekerin sapının tam düzgün durmamasına takılıyor. “Düzgün durmuyoo!!!” , “Tamam babacım ver düzeltiim”, “yanlış olduuu?..YANLIŞ OLDUUU??!!”. Çocukta simetri hastalığı var, bi oyuncağın bi parçası tam düzgün durmuyosa fırlatıp atıyor. Düzgün değilse hiç olmasın daha iyi, Mikelanjın dediği gibi:Şarap bozuksa dök gitsin. (diyip içine sinmeyen bütün heykellerini balyozla parçalamış manyak)

-Evde tam bir canavar ama dışarda bambaşka bir moda giriyor. Çok sakin bir şekilde herşeyi,ama herşeyi uzun uzun seyrediyor. Örneğin parkta çocuklar “HERELEOOO” diye ortalıkta koşarken o bir köşede durup onları seyrediyor.Annesi bu duruma çok üzülüyor, antisosyal ve çekingen bir çocuk olmasından korkuyor. Ama ben öyle düşünmüyorum,sadece farklı zevkleri olan bir çocuk. Diğer çocuklara katılmak isteyip de çekindiğini sanmıyorum, sadece katılmak istemiyor.

-Başka başkaaa…Bir de duyduğu sesi aynen taklit etme mevzuu var.Örneğin bir çamaşır makinesi taklidi var ki inanamazsınız, birebir aynısını yapıyor. “Hadi çamaşır makinesi ÇAPFIS ÇAPFIS yapsın” dediği zaman önce anlamamıştım,”ne diyo bu ya?” demiştim,sonra çamaşır makinesinin sıkma moduna geçtiğinde çıkardığı sesi duyunca şok oldum:bildiin ÇAPFIS ÇAPFIS ÇAPFIS…

-Ses taklit yeteneği kulağının iyi olduğunu gösterse de müziğe,daha doğrusu müzik aletlerine kesinlikle ilgi duymuyor. Hatırlayacağınız üzere kendisine küçük bi gitar almıştım ama hiç ilgilenmedi. Evirdi,çevirdi, nasıl çalıştığını anlamaya çalıştı,mekanik bi parçası olmadığını görünce de bi kenara attı. Ama içinde dönen bi çark filan olsaydı günlerce oynardı heralde.

Neyse,bugünlük 15 dakkalık şöhretimi de harcamış bulunuyorum, bi sonraki 15 dakkada görüşmek üzere.

Written by gurkanyucel

19 Mart 2012 09:17

Uncategorized kategorisinde yayınlandı

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Bir Kaplanın Günlüğü

Babaların buluşma noktası

%d blogcu bunu beğendi: