En Baba Blog

Babaların buluşma noktası

UYKU

with 6 comments

Tayga bebekken ve geceleri uyumamak için deli gibi direnirken (dolayısıyla bizi de delirtirken) Ferber Yöntemi’ni duymuş ve ümitlenmiştim. Ancak bu yöntemin “ağlamaktan yorulan bebeğin kendi kendine uykuya dalması” üzerine kurulu olduğunu, bu şekilde uyutulan bebeğin “ben ne kadar ağlarsam ağlayayım annem-babam gelmeyecek” şeklinde bir ebeveyne güvensizlik doğurabileceğini filan duyup vazgeçmiştim. Geçen sene bi ara “Acaba kitabı alıp okusam ve yöntemi uygulasam mı?” diye düşünürken yine biyerlerden “Bu yöntem 1 yaşından sonra uygulanmaz” diye okumuş ve yine vazgeçmiştim. Meğer tamamen bilgi kirliliği kurbanı olmuşuz ve yavrucağızımız da boş yere yıllarca debelenmiş. “Bi okuyayım bakalım şu kitabı,neymiş bu yöntem” diyerek aldım ve okuyunca o kadar üzüldüm ki… İnternetten okuduğumuz yanlış bilgiler bakın nelere sebep olmuş:

-Kitabın daha ön sözünde yazar diyor ki:”Bu yöntem kesinlikle “ağlatma yöntemi” değildir, insanlar tarafından neden böyle algılandığını anlayamıyorum ama bu yöntem tam tersine ağlatmama üzerine kuruludur.”

-Kitabı boş yere alıp okumakla uğraşmayın,özetle ana fikir şu: Her insan (bu ister bebek olsun,ister yetişkin) uykuya daldığında önce derin uykuya dalar, 2-3 saat kadar sonra uyku hafifler ve çoğu zaman uyanır. Uyandığı anda,”ilk uykuya daldığı an”daki ortam ve şartlar değişmemişse geri uykuya dalar ve muhtemelen sabah olduğunda gece uyandığını hatırlamaz bile.  Ancak ortam ve şartlar değişmişse uykusu açılır ve iyice uyanır. İlk uykuya daldığı andaki şartlar tekrar sağlanana kadar da geri uykuya dalamaz. Örneğin bebeği kucağında sallayarak uyuttuysan, 2-3 saat sonra uyandığında yine kucakta sallanıyor olmayı bekler, ama eğer yatağında sabit bir şekilde yatıyorsa muhakkak uyanır ve tekrar kucakta sallanma pozisyonuna geçene kadar geri uyumaz.

Yani aslında yapılması gereken şey çok basit: Bebek ilk uykuya daldığı andaki ortam ve şartlar öyle olmalı ki gece uyandığında da aynı pozisyonda olsun ve hemen uykuya geri dönsün. Nedir gece uyandığında karşılaşacağı sahne: Karanlık bir odada,yatağında sabit yatıyor. O zaman ilk uyuma anı da öyle olmalı:Karanlık bir odada,yatağında sabit yatıyor.

Bir diğer örnek de bebek emzik emerek uyumaya alışmışsa ve gece uyandığında emzik ağzında yoksa muhakkak uyanır ve emziği alana kadar geri uyumaz. Eğer bebek annesinin ninnisiyle uykuya dalıyorsa,uyandığında yine o ninniyi duymak ister ve duyana kadar da uyumaz.

Bu örnekler daha bayaa bi fazlalaştırılabilir ama olayın formülü bu:

“İlk uyuduğu andaki ortam ve şartlar=Gece uyandığı andaki ortam ve şartlar”

Peki bu olmazsa ne olur? Bebeğin uyku düzeni bir türlü oturmaz,gün içindeki huysuzlukları da aslında tamamen bu yüzdendir. Hatta bu huysuzluklar kişinin karakterine dönüşür ve büyüdüğünde bile huysuzluklar devam eder. Aslında yapılan araştırma göstermiş ki “Huysuz” olarak nitelendirilen büyük çocukların çoğu bebekliğinde uyku düzensizliği yaşamış.

İşte tam da bu noktada resmen kahroldum çünkü büyük ihtimalle Tayga’nın bugünki huysuzluklarının sebebi bebekliğinde bizim uyku düzenini bir türlü oturtamamış olmamız.

Ferber yöntemini kötüleyen tüm yazıları buradan kınıyorum, sizin yüzünüzden, daha doğrusu size inandığım için benim yüzümden çocuğum huysuz oldu çıktı.

“1 yaşından sonra bu yöntem uygulanmaz” diyenleri de ayrıca kınıyorum,çünkü kitabı okuyunca anlaşılıyor ki 12 yaşına kadar uygulanabiliyormuş. Keşke bu yanlış bilgiye de kanmasaydım ve daha erken önlemimi alsaydım.

Bilgi kirliliği konusunda en güzel örnek ekşisözlük. Kimisi demiş ki “bu yöntemin temelinde uyku öncesi rutini vardır, banyo yaptırılacak,kitap okunacak,ninni söylenecek,vs.” Yahu bunu yazan kişiyle ben aynı kitabı mı okudum acaba? Adam kitabında açıkça demiş ki: Uyku öncesi rutini yaparsanız uyumayı zorlaştırırsınız çünkü her gece bu rutini muhakkak ister bebek. Peki rutini uygulayamayacağınız zamanlarda ne olacak? Bebek uyuyamayacak,uyku düzeni bozulacak. Ayrıca her akşam saatler süren bu rutini tekrarlamak anne-babanın yaşam kalitesini düşürür…demiş..Ah hocam,bana yaşam kalitesi deme lütfen…BANA YAŞAM KALİTESİ DEME!!

Kimisi bu yönteme “anne babanın yapabileceği en büyük gaddarlık” demiş.Ama ben eminim ki bunu söyleyen kitabı okumamış,kulaktan dolma bilgiyle konuşuyor.

En güzelini en sondaki arkadaş yazmış: “richard ferber abinin 450 sayfalik kitabini okumadan bu yontem tam olarak anlasilamiyor. bence anne baba adaylarinin daha cocuk dogmadan kitabi bastan sona okumalari kendileri ve bebekleri icin cok faydali olur. sagdan soldan kulaktan dolma bilgilerle cocugu bos yere aglatip, sonra da “bu yontem bizim bebege uygun degilmis” diyerek aylar yillar surecek uyku bozukluklarina davetiye cikarmayin, derim.”

İşte biz “yıllar süren uyku bozukluklarına davetiye çıkaran”lardan olmuşuz meğer. Tayga gece uyanırdı, kucağa alırsın susmaz, bi taraftan yürümeye başlarsın yine susmaz, kucakta sallayarak koridoru arşınlarsın bana mısın demez, hem kucakta hem yürüyerek hem sallayarak bir de ninniler söylersin anca geri uyur. Meğer ilk uykuya daldığında kucakta+yürünüyor+sallanıyor+ninni söyleniyormuş ki çocukcağız tekrar aynı şartları arıyormuş. Bir süre sonra belim sakatlandı,artık kucakta sallayamamaya başladım ve gece uyandığında salona götürüp tekrar uykusunun gelmesini bekler olmuştum Meğer yapılabilecek en büyük hatayı yapıyormuşum.Çocuğun istediği şey meğer çok basitmiş: Yatağımda uyuyayım, yatağımda uyanayım.

Neyse,siz yine benim yazdıklarıma inanmayın, 450 sayfalık kitabın tamamını okuyup kararınızı öyle verin.

Resim

Written by gurkanyucel

03 Mart 2014 11:55

Uncategorized kategorisinde yayınlandı

Tagged with ,

6 Yanıt

Subscribe to comments with RSS.

  1. Merhaba bende deneyimimi paylaşmadan geçemiyeceğim kızım doğa 14 aylık bizimde iki hafta öncesine kadar uyku problemimiz vardı. Sizin yazınızı okuduktan sonra cesaret ve kararlılık gösterip doğanın uyku saatine yakın yatağına uzandırdım ve bende yere uzanıp beni görebileceği bir açıda gözlerimi kapadım 20 dakikalık direnme sonucu oda uykuya daldı 🙂 iki haftadır kızım bu şekilde uyuyor bizim için nasıl bir lüks tahmin edemezsiniz artık yatağında bizim herhangi bir müdahalemiz olmadan uyuyor, uykuya dalmasına yakın odadan çıkıyorum, geceleride kesintisiz uyumaya devam ediyor. Bir müddet daha bu şekilde devam ettikten sonra yatağına uzandırıp odadan çıkmayı planlıyorum. Bu arada yazılarınızı keyifle okuyorum ve çok eğleniyorum:)

    ZEYNEP

    12 Haziran 2014 at 14:07

    • ehem,yazının işinize yaramasına çok sevindim,blogun amacı da bu zaten:)

      gurkanyucel

      12 Haziran 2014 at 18:12

  2. Uyku gerçekten de çok önemli. Biz de t.su’nun uyku problemi yüzünden doktora gitmiştik (evet 5 yaşında hala uyku problemli bir çocuğumuz vardı). Doktorumuz bize çocuğunuzu 3,5 yaşına kadar sallayarak, sonra da masajla uyuttuğunuz için beyn şebekesini bozmuşsunuz, bazı devreler yanlış bağlanmış dedi:P Ve bizi psikiyatriste yönlendirdi. Psikiyatrist, herkesin, yetişkinlerin bile bir sleep association’ı olduğunu ve gece kalktığımızda uyumaya alıştığımız pozisyonda değilsek, o pozisyona geçerek tekrar uykuya daldığımızı söyledi. Yani senin dediğin herkes için geçerliymiş:
    İlk uyuduğu andaki ortam ve şartlar=Gece uyandığı andaki ortam ve şartlar
    Ve uykusuzluk yalnızca huysuzluğa değil başka pek çok şeye sebep olabiliyormuş ki mesela yetişkinler için trafik kazaları bunlardan en kötüsü. Amerika’da her yıl uykusuzluk yüzünden 200.000 kaza oluyormuş ve bunların %87’si ölümcülmüş. Koordinasyonu, konsantrasyonu, refleksleri ve hafızayı da olumsuz yönde etkiliyormuş. Ferber’i okumadım ama biz küçükte Tracy Hogg’un önerilerini uyguladık ve sonuç olarak büyüğün 5 yılda geldiği aşamaya ilk yılında gelen bir bebeğimiz oldu. Şimdi küçük 1 yaşında büyük 5, büyük 5 yılda ilk kez geçen hafta gece uyanmadan uyudu, tarihe not düştük, küçük de 1, en fazla 2 kere kalkıyor, onda da tuvaletini yapıp hemen geri uyuyor :)) Büyük için de aşamalı bir program önerdi psikatristimiz, yavaş yavaş sleep association’larını azaltmaya yönelik. Umarım birkaç yıl daha yanında beklememiz gerekmeyecek uyuması için. Ferber’i okumadım ama anlattıklarından anladığım kadarıyla o da Hogg’a yakın olabilir. Ne olursa olsun, uyku konusunu ciddiye alıp bir şeyler uygulamak gerekiyor (tabii ki ağlatmadan) yoksa bu çocuklara ciddi hasar veriyor.

    Evren

    04 Mart 2014 at 14:51

    • off sizin durum çok vahimmiş

      gurkanyucel

      05 Mart 2014 at 03:57

  3. Sevgili Gürkan, bir deneyim de ben ekleyeyim; uyku konusunda cidden her bebek farklı. Uykuya dalma sırasındaki şartların gece uyanmalarında da sağlanmasına duyulan ihtiyaç durumunu bir çok kitapta okumama rağmen benim kız böyle bir beklenti sergilemedi hiç. Emerken de uyuya kalsa, ayakta gezdirirken de kalsa, gece uyanmalarında bunları tekrar etmem gerekmedi. Her seferinde farklı biçimlerde uykuya daldı. Ya da benim kız farklı şekillerde uykuya dalmaya o kadar alışık ki, farketmiyor artık ilk seferinde nasıl uyuduğu.

    Isil Cakci-Kaymaz

    03 Mart 2014 at 12:32

    • ne kadar şanslısın

      gurkanyucel

      03 Mart 2014 at 18:46


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Bir Kaplanın Günlüğü

Babaların buluşma noktası

%d blogcu bunu beğendi: